keel-billed-interactive-facebook-makale

Cornell Üniversitesinden Jon Kleinberg ve Facebook Inc. ten Lars Backstrom, Facebooktaki network komşuluğumuzun hayat arkadaşımız veya romantik partnerimizle olan ilişkimizi nasıl etkileyebileceği konusunda bir araştırma projesi yaptılar. Şubat ayında Social Computing konusunda gerçekleşecek bir konferansta sunulacak olan çalışma geçtiğimiz günlerde internet ortamında yayınlandı.

Çalışmada, Facebook daki ilişki durumu evli yada bir romantik partneri olan, arkadaş sayısı 50 ile 2000 arası değişen, en az 20 yaşında olan ve rastgele seçilmiş 1,3 milyon Facebook kullanıcısı yer aldı. Bu kadar kullanıcı elbette analiz edecek yüksek miktarda sosyal bağlantı demek. Bu bağlamda, kabaca, 379 milyon düğüm ve 8.6 milyar bağ kullanıldı.

Çalışmanın anahtar bulgusu, iki arkadaşın paylaştığı ortak arkadaş sayısının – embeddedness- romantik ilişkilerin belirlenmesinde düşük bir katsayıya sahip olmasıdır. Esas ölçüt, ki romantik ilişkileri belirlemede daha iyi sonuç veren dağılım – dispersiyon- dur.

Dispersiyon, sadece ortak arkadaşları değil, bir şekilde kişinin bağlı olduğu arkadaşlarının uzak bağlarını da değerlendirmeye alır. Yüksek dispersiyon, çiftlerin ortak arkadaşlarının bir biriyle yakından bağlı olmadığı durumlarda ortaya çıkmaktadır.

keel-billed-interactive-sosyal-ag-facebook

Grafikte, rastgele seçilmiş bir kişinin network komşuluğu gösterilmektedir. Üst kısımda bireylerin iş arkadaşları, sağdaki kümede ise üniversite arkadaşları yer almaktadır. 2 adet yoğun kümeye bağlanan sol alttaki düğüm noktası ise kişinin hayat arkadaşıdır.

Araştırmada kullanılan dispersiyon algoritması, hayat arkadaşı yada romantik partner eşleştirmesi konusunda %60 oranında başarı sağlamıştır ki bu 2′de 1 den daha iyi bir oran. Algoritma ayrıca, kendini ilişkide gösterenleri tahmin etme oranında 50′de 1 şanslı tercih durumunun yanında 3′te 1 doğru sonuç vererek yine başarılı bir iş çıkarmıştır.

Algoritmanın hata verdiği, ironik olarak doğru sonuç verdiği, nokta ise ilişkilerin sorunlarla yüzleştiği zamanları işaret ediyor. Buna göre algoritma, düşük dispersiyondaki bir çiftin ilişkilerini deklare ettikten sonraki iki ay içinde ayrılmalarının, daha yüksek dispersiyona sahip çiftlerin ayrılmalarından %50 daha olası olduğu gösteriyor.

Aslında bildiğimizden farklı birşey değil bu anlatılan. Ancak durumun bilimsel perspektiftende ortaya konmuş olması, görüşlerimizi desteklerlerken kullanacağımız referans olduğu anlamına gelir.

Sonuç olarak makaleden çıkan şudur ki, sizin dünyanızı genişleten kişilerle ilişkiniz daha uzun sürer.

“İşte size görücü usulünün neden başarılı evliliklerle sonuçlanabileceğine dair bir çalışma” gibide algılanabilir.

share